İnternet & Bilgisayar

Romancılığa Yeni Bir Bakış: Blogroman

Şiirlerden, şarkılardan, romanlardan, usta yazarlardan etkilenip bir hikaye yazmak istedim, şahsi blogumda yayınlamak üzere. Yazmaya başladığım gün, hikayenin bir yerinde takıldım. Fakat aynı gün yazıp yayınlamak istiyordum, aklıma hikayeyi yazdığım kadarıyla o gün yayınlayıp sonraki gün başka bir bölümünü yazıp yayınlarım fikri geldi. Bu fikrimi kavramlaştırıp Blog Roman dedim. Blog roman, bir yandan bloglayan bir yandan da roman ve benzeri şeyleri yazıp yayınlamak isteyen insanların bloglarında romanlarını bölüm bölüm yayınlamasıyla oluşacak olan, yeni edebi tür olmaya aday bir yazı biçimidir kısaca.

Çağımız roman yazarının sıkça başvuracağı bir yazı türü olacağını tahmin ediyorum. Çünkü bilindiği üzere yazılan her hikayenin ve romanın basılması mümkün değil. Yayın komisyonları ince eleyip sık dokuyarak yeni yazarlara pek şans vermiyor. Yeni yazarlarsa şanslarını zorlamıyor. Bir yayın tarafından reddedilince pekte ısrar etmiyor, romanını kitlelere ulaştırmak konusunda.

Son günlerde, bir çılgın yazarın aynı yöntemle, Twitter üzerinden her gün belli sayıda yapacağı durum güncellemesiyle romanını bilmem kaç günde tamamıyla yayınlayacağını duyurmuştu. Blogroman o çılgın yazarın yaptığının daha büyük ve daha mantıklı bir boyutu aslında.

Romanını blogu üzerinden aşama aşama yayınlayacak yazar. Tıpkı eski gazetelerdeki tefrika romanlar gibi. Zaten biz blogcular, blogların gazeteler ve dergiler yerine geçtiğini iddia ediyoruz. Bunu bir kez daha ispatlayacak olan bir olgu olacak. Yazar romanını blogunda bölüm bölüm yayınlayacağı için okuyucularından gelen yorumlarla da romanını zenginleştirme imkanını elde edecek, böylelikle belki de okuyucuyla bütünleşen bir roman ortaya çıkacak.

Bu demek oluyor ki birçok şeyin internete taşındığı günümüzde, yeni yazarların romanları da internet üzerinden okuyucusuna ulaşacak artık. Tabi bundan bir kazanç beklememesi lazım yazarın. Aksi takdirde başarıya ulaşamaz. Blogroman konusunda başarıya ulaştıktan sonra, reel hayata dönüp kitabını yayınlayabilecek yazar belki de. Bu konuyla ilgili, meşhur Fikir Atölyesi blogu sahibi Tunç Kılınç‘ın da blogunu kitaplaştırma düşüncesinde olduğunu okudum. Ayrıca daha önce sizlerle paylaştığım bir araç bile var bu konuda: Blogbinders.

Tabi bu yayınlama sürecinde, sürekli okuyucusunun olmadığından yakınacak. Bunun önüne geçebilmesi içinde blogculuk üzerine bir geçmişinin, blogcu çevresinin ve belirli seo tekniklerini bilmesi gerekiyor yazarın.

Bu konuda sanata ve sanatçıya saygı gösterip, harekete geçecek kişileri desteklerim ve sanata ve sanatçıya saygı gösteren birçok blogcuyu da tanıyor ve onların da destek olacağına inanıyorum.

Yazının başında belirttiğim hikaye de, her zamanki gibi bir iki saat sonraki ruh halimin beğenmeyişinin azizliğine uğrayıp, çöpe atıldı, bilginize. 🙂

Yazar hakkında

Furkan Güven Taştan

Erzurum'da doğdu. Ankara Lisesi ve ardından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde araştırma görevlisi. Daha ayrıntılısı için tıklayınız.

2 Yorum

Yorum göndermek için buraya tıklayın

  • Merhabalar;
    Yazı başlığını görünce dikkadimi çekti. Beni ilgilendiren bir konu. Çünkü ben de Blogumda yarı-mizahi hikayelerle Sezer isimli bir karakteri (kendi ismimdir) canlandırıyorum farklı statü, zaman ve mekanlarda. Okuyucularımdan, yazdıklarımı kitaplaştırmam konusunda tavsiyeler alıyorum. Yani birkaç yıl sonra ben de bir Blog Roman çıkarabilirim 🙂

Önceki yazıyı okuyun:
Civilization Of Ottoman: Türk Strateji Oyunu

Mithology ile başlayan Age of ile devam eden strateji oyunları kanaatimce Middle Earth ile zirveyi bulmuştu. Türk yazılım geliştiricileri de...

Kapat