Defter Genel Yurtsuz John

Kendimizi ifade etme biçiminin kabuk değiştirmesi gerek

Kısa KES!

Modernitenin getirdiği bir şey var: kabuk değiştirme. Algılarımız, kullandığımız nesneler, düşüncelerimiz , görünüşümüz çok kısa aralıklarla kabuk değiştirip kendini yeniliyor. Dünya değişiyor ve her şeyi beraberinde şekillendiriyor.

İletişim yöntemlerinin de global kabuk değiştirme sürecinde kendini yenilemesi gerekiyor. Zira eskisi gibi saatlerce süren konferanslar, insanlar tarafından ilgi görmüyor. İrticalen konuşmaya gösterilen tahammül her geçen gün azalıyor.

Modern insanın ilgi duyduğu ve bakma ihtiyacı hissettiği birçok şey varken ve bunları 24 saatte tamamlaması gerekiyorken, saatlerce süren konuşmalara tepkisi yalnızca tahammülsüzlük oluyor.

Kısa kesmek gerekiyor konuşma ve yazıları… Twitter’ın ve Vine’ın bu kadar yaygın kullanılmasının sebebi kısa kesmek zorunda bırakması. Birinde kendinizi ifade etmeniz için 140 karakteriniz var, diğerinde 7 saniye. Sosyal medyada çok bariz bir şekilde gözlenen bu kabuk değiştirmenin gerçek hayatın içerisinde nasıl olması gerektiğine ilişkin örneklere bakalım.

Ted: Ideas Worth Spreading

TED, 1984 yılında  Technology, Entertainment ve Design konuları üzerine yoğunlaşan konferanslar olarak hayata geçti.  ‘Fikirler yaymaya değerdir’ sloganıyla yılda iki kez düzenlenen bu konferanslara hangi alanda çalışırlarsa çalışsınlar dünyanın en iyi düşünürleri ve icracıları konuşmacı olarak katılır.TED konuşmacıları bazen en beğenilen ürünlerin tasarımcısı veya dünyayı değiştiren fikirleri olan insanlar olur. Konuşmacılara tanınan süre 18 dakika. Konuşmacılar bu süre içerisinde, fikirlerini veya ürünlerini dinleyicilere aktarırlar.

slide_alain

İlginç olan, ürünleri ve fikirleriyle dünyaca saygın insanların 18 dakikayla sınırlı olmaları. TED konferanslarının küratörü Chris Anderson, 18 dakika için  ‘Ciddi olması için yeterli uzunlukta ve insanların dikkatini çekmesi için yeterli kısalıkta bir sürediyor. Ona göre 45 dakikalık konuşma süresini 18 dakikaya indirmek, konuşmacıları disipline ederek aktarmak istediklerini yalınlaştırıyor.

AÜHF’de Levent Gönenç dersleri

Üniversitede ders anlatan akademisyenler için de geçerli bu durum. Bir hoca kendisinin dinlenilmesi zorunda olduğunu düşünüp kendisini dinletmek için ayrı bir çaba sarf etmiyorsa, öğrencilerine bir nevi dayatmada bulunuyordur.

levent-gonencAnkara Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘nde Anayasa Hukuku hocası Levent Gönenç, bu anlamda Türk akademisyenlerinin bir istisnasını oluşturur.

Levent hoca 50 dakikalık derslerini ikiye bölerek anlatırdı. İlk yirmi beş dakika sonrasında sınıfta iki dakikalık bir ara verilir; bu arada öğrenciler ilgisini, hoca da zihnindeki toplardı. İkinci yirmi beş dakika böylelikle başlardı.

Aykırı Sorular

TV programlarına dikkatlice bakarsanız, artık ekranı 6’ya 8’e bölen programların tercih edilmediğini görürsünüz. Bunun yerine kısa sürelerin ve az konuğun olduğu programlar revaçta.

Aykırı Sorular

Aykırı Sorular programı televizyondaki bu yeni anlayışı en iyi yansıtan programlardan biri. Enver Aysever, bu programda konuşmacıya uzun uzun konuşma fırsatı vermiyor. Konuya ilişkin net ve direk soruları arka arkaya soruyor, muhatabından net ve yalın cevaplar istiyor.

Programın bu şekilde 35 dakika içerisinde sunulması izleyiciyi memnun ediyor. İzleyici programda pasif bir konumda olmasına rağmen, kendisini değerli hissediyor.

***

İletişimde kabuk değiştirme yolları üzerine yalnız iletişim uzmanları değil; kendini ifade etme ihtiyacı hisseden herkes düşünmeli. Bu konuda hiçbir fikri olmayanların, üzerinde düşünmeye başlayabilecekleri bir gerçek var: Kendimizi dinletmek istediğimiz insanların uzun sürelere sahip olmadığı, bu sürelere sahip olanlarınsa dinlemeye ilişkin tahammüllerinin olmadığı.

İlk görsel: Before You Open Your Mouth: The Keys to Great Public Speaking manifest

Yazar hakkında

Furkan Güven Taştan

Erzurum'da doğdu. Ankara Lisesi ve ardından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde araştırma görevlisi. Daha ayrıntılısı için tıklayınız.

Yorum Ekle

Yorum göndermek için buraya tıklayın

Önceki yazıyı okuyun:
Blogu Kitapa Dönüştürmek

Bilgisayarlar, hayatımda önemli bir rol oynadığından beri, ajandalara not almıyor, bütün anılarımı, öğrendiklerimi ve tecrübelerimi word dosyalarına ve bloglarıma kaydediyordum....

Kapat